6 Aralık 2008 Cumartesi

Ayşegülnazcan İzmir'de...

Evet, nihayet bayram geldi, ve nice sabahlamalar, ödevler ve sınavlar sonrası Ayşegülnazcan İzmir'e vardı. Aile saadetidir, İzmir'dir, huzurdur falan derken kendini bu kadar iyi ve rahat hissedeceğini o da o kadar tahmin edememişti. Evet bu, über içten ve über şairane girişten sonra şu şekilde devam etmek istiyorum: hüeeeğğaaaahüügügügügüggüeebilibübübüb...

Ne diyordum? Arog'a gittim yahu. Ki gitmek istediği bütün filmleri sırf üşengeçliğinden kaçıran, Wall-E'ye gitmemiş, Madagascar 2'ye de "babay" demek üzere olan bir insan olarak (cümle bitmiyor bitemiyor yine), Arog'a ilk günden gitmek çok büyük bir olaydı benim için (ohh..). Ki düşününüz, evim Bostanlı'da, sinema Konak'ta. Hani yandaş bulamasam (bkz. Spark) mümkün değil gitmezdim. Hatta hazırda bilet olmasaydı da gitmezdim. Sonra bir ay daha oturur, çevreden espirileri dinlerdim, o olurdu en fazla.

Ama ne oldu, güzel oldu. Bir kere Deniz Bey'le görüştük, ki özlemişim. İkincisi, Deniz Bey'le de konuştuğumuz üzre, şu anda hepinizin film zevkinizin içine edecek kudrete sahibim, hohoh. Üstelik filmi sürekli "vijüüüüüv vviiiiiij viiiiiyyyjjj" sesleri eşliğinde seyretmiş olsak da kocaman sinema salonuydu yahu, ne acaipti. Fırsattan istifade biramızı içip muhabbet de eyledik, pek hoş oldu.


Bugün ise, yine İzmir'in vazgeçilmez insanları arasında bulunan Ayhan Bey ile Bostanlı sahilini keşfe çıktık-ki kendisini sol tarafta görüyorsunuz. Çeşitli dertleşmeler, karşılıklı anlatmalar, göz süzmeler ve gerdan kıvırmalar ve elbette bir klasik olarak fotoğraf çekmeler vardı bugün de.





Bir de bu fotoğrafı koymak çok istiyorum yahu; buyrun. Bence günün, ve hatta Ayhan'ı çektiğim fotoğrafların kesinlikle en başarılılarından biri. Onun dışında aslında, evet, güldük eğlendik, ama yazacak da çok bir şey yok sanırım, yine vaatlerimi yerine getiremiyorum. O nedenle bugünkü yazımızı da abuk bir resimle kapatıyorum, heh:





Evet...

Not: Yakın zamanda (vaatler vaatler yine vaatler) çok acaip atraksiyonlarla karşınızda olacağım. Ya da olmayacağım. Olmayabilirim. Muhtemelen üşenirim, ama gaza gelme ihtimalim de var, daha önce olmadı değil.
Ay lav histori çenıl.

3 yorum:

October Swimmer dedi ki...

hoşgeldiniz efenim

sarunas jasikevicius dedi ki...

ben de foto istiyom yea... hatta erdemle tanıştırmak istiyorum seni nil efendi...

operadaki fantom dedi ki...

october swimmer: ojbulduk...

spark: yahu getirecektim, ne de olsa gecedir, çekilemeyiz diye getirmedim. buluşak çekilek len. erdem beyle tanışma konusu da nasip, kısmet...