analog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
analog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2021 Çarşamba

Dehidrasyon


Nice zaman sonra film banyolatmamın şerefine, Eminönü'nde çekilen bir film bitirme fotoğrafıyla başlıyorum.


  .     
  • Selam bloğ, nasılsın, iyisin umuyorum? Ben iyiyim.
.   
  • Müthiş hızlı kararlarla önce doktorayı bırakıp sonra geri dönüp sıfırdan başladım. Keyfim yerinde, ama kimseye önermem. Dün tez izleme bitince rahatlarım diye düşünüyordum, ama tez izleme çok iyi geçince "ulan bu işi sürdürebilecek miyim, çok iyi olacak mı, ya olmazsa, ya yapamazsam" diye yepyeni kaygılara sahip oldum. İşin iyi (ve aslında kötü) tarafı; o kadar çok zaman öldürdüm ki "ay doktora yapayım mı", "yok yok yapmayayım", "hocam ne dersiniz", "aa hoca gitmiş" derken, sonunda tezi yazabilmem için en fazla 2 sene gibi bir süre kaldı. Yani iki senede bitti bitti. Uzatma şansım yok. Harika bir şey bu.
















  • Bir ara "kimsenin sevmediği şarkılarım" konseri vereyim bence. Bu üstteki fotoğraf da afişi olsun.
  • O oldu bu oldu, şunla tanıştım, bunla tanıştım, ama hiçbirinin sonucu çıkmadı daha. Oyunlar Holding'i bekliyorum heyecanla. Bir de Eylül'e performans videoları çektik Berkay'la, bakalım nasıl olacak.

  • Ama tabii unuttuğum şey, aslında hep über güncel şeylerden bahsetmek zorunda değilim. İş Sanat'ta şöyle bir online konser vermiştik, çok yakışıklıydık, epey de güzel konserdi:


  • Aa e tabii bir de şu var, onu da buralara koymamışım ne saçma. Günebakan'a klip çektik. İlk büyük prodüksiyon, ama yine tabii kendi çapımızda büyük prodüksiyon. İyi bir ekiple, iyi bir yönetmenle, çekim dediğimiz meğer düğün gibi bir şeymiş:



  • E başlamışken şunu da unutmayayım, Koff Animation ile çok güzel bir işbirliği yaptıktı, oyunlu videolu, o da burada:


  • Başta da dediğim gibi, uzun zaman sonra film banyo ettirdim. Öncesinde toplantı vardı, az şık giyineyim dedim, yağmurda sıçan gibi oldum, şıklık yakışıklılık gibi değerlerimiz çok hızlı tükendi. Sonra filmden sıcak, güneşli günlerin fotoğrafları çıktı. Bu da böyle bir zaman. O kadar çıkmıyoruz ki filmler anca doluyor.







6 Nisan 2019 Cumartesi

Tabii ki geri dönmedim.


Büyük Ev Ablukada neden hayatımın her önemli noktasında bu kadar belirgin? Yani neden son on yılın tüm değişimini Büyük Ev Ablukada konserleri ile anlatabiliyorum? Niye bu kadar önemli? Önemli olmadığını düşündüğüm anda niye çat diye makinanın içinde unuttuğum bir filmden bu fotoğraf çıkıyor?

Galiba 2 Aralık bu. Öyle olmalı. Seviyorum. Bu kadar önemli olmasını da seviyorum.


Duygularım farklı farklı yönlerden bu fotoğrafa çok yakın.

İki fotoğraf da Cmena 8m, ne zamandır kıyamıyordum. İkinci fotoğraf Heybeliada'da, çok uzun yürüyüp ormanda aniden atlara rastladığımız bir andan. 

Hayat bana güzel diyebilir miyiz? Bence diyebiliriz. Bir de bugün yeni fotoğraf makinası/kamera aldım. Herkese videosunu çekmeyi teklif ediyorum. Hayırlara vesile olsun.

7 Eylül 2017 Perşembe

-

Hiçbir şey yazmak istemiyorum, ama en azından bundan sonrası için -belki- bir başlangıç olur.

Lubitel 2 (Lady Grey 400, bayat):







Mamiya MSX 500 (Lomography Color 400):












Mamiya MSX 500 (Ektar 100):





















17 Şubat 2014 Pazartesi

Bakalım

(Aynı şeyleri tekrarlamayıp, hiç açıklama yapmaya da girişmeyip direkt şu fotoları paylaşayım ki gönüller şenlensin azıcık. Kendi blog yazmama bahanelerimden sıkıldım resmen.)


Şimdi, ayşegülnazcan'ın analog hayatında şöyle bir rutin mevcut:

1. adım - "Fotoğraf çekmez oldum": Bu noktada ayşegülnazcan kişisi hayıflanmalara doyar. Vakitsizlikten mi, yoksa var olan vakitte başka eylemlere öncelik vermekten mi kaynaklandığı bilinmeyen bu fotoğrafçekmezlik hali üzerine uzun uzun düşünülür. Sırt-bel ağrısından dem vurulur, şık çantalara fotoğraf makinesinin sığmaması vurgulanır. Bu adım kişiyi bir sonraki adıma yönlendirebileceği gibi, eylemsizlikle de sonuçlanabilir.

2. adım - "Bugün yanıma bunu alayım": Bu adımda ayşegülnazcan kişisi rafta duran makinelere bakar, aralarından bir tanesini (a) çanta durumuna, (b) gideceği yere, (c) elindeki filmlere ve (d) o makineyi en son ne zaman kullandığına göre seçer ve yanına almaya karar verir. Bir önceki adımda gerçekleşen uzun iç tartışmalarında çözüm olarak bu adım oy birliğiyle kabul edilmiştir.

3. adım - "Şuna bir film taka-aaaa": Makinede zaten film vardır. Neyse ki ayşegülnazcan bu gibi kazalarda sadece tek kare yakacak kadar hızlı, varlığını unuttuğu kareyi yakmaktan zerre rahatsızlık duymayacak kadar da çirkin bir insandır.

4. adım - "Hemen bitireyim bunu ben": Ayşegülnazcan, fotoğraf çekmediği günlerin acısını çıkarmak istercesine, abuk sabuk her şeyin fotoğrafını çeker. Bir gün gelir, herkes kendi yoluna gider. Her şey nasıl başladıysa öyle biter.

5. adım  - "Yanıma alayım bugün Sirkeci'ye bırakırım" : ...diyor ama yalan dolan. O filmler ortalama iki buçuk hafta gezmeden genelde Pamuk Ticaret'e gitmez.

6. adım - "Ben bunu nerede çekmiştim? Ve bu hangi makineydi?": Tabii ki her makinenin kendine has özellikleri var, ve aslında fotoğraflara bakarak aşağı yukarı tahmin etmek mümkün. Ama gün geliyor, beceremiyor insan, ne yapsın. Birbirine benzeyen makineler var. İlk kez denenenler var. Haliyle cdden çıkan fotoğraflar karşısında geçirilen dakikalar var.


Ehm, neyse. Sadede gelirsek:

Agfa Silette II













Agfa Clack