24 Ocak 2009 Cumartesi

Vh1'da rock ballads haftasonu

  • Tatil iyidir yahu. Tatil gerçekten iyidir. Hani son iki-üç yılda izlemediğim kadar televizyon izliyorum ayrıca, böyle de boş bir insanım. Gerçi haftaya abesle iştigal edeceğim bol bol, acaip işler peşinde koşacağım hayırlısıyla, hadi bakalım.

  • İzmir'e gelince ilk görüşülen kişi ünvanını bu sefer Spark bey (evet İhsan, Deniz yahut Gencer değil, Spark) aldı. Hatta sanırım İzmir'e dair görüştüğüm tek insan kendisi şu ana kadar, zira herkesin finalleri falan var. Gerçi bu zibidinin de var ama işte adı üstünde, zibidi. Ayrıca kendisi fotoğraflarda Tobey Maguire gibi çıkmasıyla, ama aslen benzememesiyle ünlü bir insan, ama ben yine de onun "kulak burun boğaz" konulu sanatsal fotoğrafını koyacağım buraya (tablo gibi lan?!). Kuzu yahu, sağol konsere geldiğin için!:)



  • Vh1'da Red Hot Chili Peppers-Under the Bridge çalıyör. Lemur'la kavırladıydık şarkıyı, tey tey. Ama önemli olan o değil, önemli olan bugünün Deniz'in doğumgünü olması. Gerçi gönderdiğim hediyeyi ben kendisinin doğumgününü kutlayamadan aldığı için, ve kontörüm olmadığı için, ezik kaldım, kutlayamıyorum. Canım arkadaşım, muhtemelen okumayacaksın burayı, ama seni çok seviyorum. İyi ki doğdun, iyi ki tanıyorum seni yahu:)
  • Yehoy, 7 pink floydlar ve 2 prenses İzmir'de. Ama bu bambaşka bir yazı konusu olabilir sanırım, zira hala İzmir'deler. Evet, evet, öyle olmalı.
    Dünkü konser ne güzeldi yahu. Yine ikinci yarı coşumculuğu vardı gerçi üzerimizde, ama güzeldi. Seyirci acaipti, hatta sanırım seyirci açısından verdiğimiz en güzel konser olabilir. Performansımız açısından -yine- bir yorum yapamam, ki Dünyacan bunu okuyor olsa beni dövesi gelir. Umarım bizim için olduğu kadar dinleyici için de güzeldir konser, işte bu kadar. Daha uzatayım mı? Uzatmayayım bence.
  • Blind Melon diye bir grup çıktı Vh1da, klip tam 90lar grunge klibi, canlı renkler, uzun saçlı cıbıl solist, kostümlü çocuğun dans etmesi vs. Güzel şarkıymış ama, hoşuma gitti, piheh.
  • Jüjelerime dönmek üzere bu yazıya burada son veriyorum. Son vermeden önce vodafone'un patlıcanlı bir şeyler yapmaya çalışan çocuğuna denk gelip, vücudumda salgılanan seratonini arttırıyorum, sonra biraz daha zaplıyorum, Issız Adam'ın müziğine denk gelip sinirleniyorum. (Şarkıyla da filmle de sorunum yok-ki seyretmedim bile. Ama biraz daha dinlersem sanırım baya baya sinir hastası olabilirim.)

2 yorum:

sarunas jasikevicius dedi ki...

bi sürü güzel fotomu çekip kulak burun boğaz'ı koymuş olman da şahane hea =)

kelime doğrulama: comenow

şaka gibi be oha =)

Adsız dedi ki...

anlamazdın, anlamazdın...