10 Kasım 2009 Salı

Rylaralay laralaay....



Neden bilmiyorum, yani nasıl bir garezim varsa kendime karşı, iki sınav arası otobüsle Bodrum'a eğitime gittim. Otobüs yolculuğunun 12-13 saat sürmesi koymadı aslında, eğitim de oldukça iyiydi. Tek sorun, benim açımdan, farklı grupların farklı normları olduğunu bir kez daha görmem oldu. Bu grupta liderlik yöneticilikle eş anlamlıydı ve ben gaaaaayet psikolojik danışmandım. Yine de şikayetçi değilim, gayet de güzel bir organizasyondu, Mehmet Kocabaş hem çok güzel bir eğitim verdi, hem de yerlere yatırdı bizi gülmekten, Karia Rotary'nin de ellerine sağlık mı diyeyim, ne diyeyim...

O değil, İzmirli bir çocuk "Ben eleştiride bulunmak istiyorum" diye kalktı son gün ayağa, "eleştirmeliyim, çünkü eğer ben de diğerleri gibi översem yanlışlar devam eder" dedi. Vay be, dedim içimden, bak işte İzmirli, acaba ne diyecek, kesin çok mantıklı bi şey diyecek, arkandayız İzmirli, aslansın kaplansın İzmirli....

"Öğle yemeği ile akşam yemeği arasında 7 saat vardı, çok acıktık" dedi. Ben de içimden küfredip, önümdeki defteri karalamaya devam ettim.

Ha, ben ne yaptım? Yarım saatlik bir arada aşağı inip dalga fotoğrafı çektim. Evet, bildiğiniz dalga. Neden bilmiyorum.


Sınav ve ödev sezonu açıldı ama içimde öyle bir uyuşukluk var ki, neler olacak bilmiyorum.

Son olarak, beyazlara karışan pikaçu sarısı bir tişört sayesinde bir sürü limon sarısı tişörtüm oldu.
Bkz. Pikaçu sarısı

En sevdiğim tişörtümdün sarı Sinalco, ama çok tepkiliyim şu an sana karşı. Gerçi, kötü de olmadı tişörtler, ama masa örtümün hali ciğerimi dağlıyor adeta.

2 yorum:

eticin dedi ki...

dalga fotoğraflarını album kapağı yapalım:) birincisi nefis!

tranquíl dedi ki...

evet bence de fotoğraflar çok güzeller. deniz sana güzel pozlar bahşetmiş. insan bazen içindeki sese sorgusuz sualsiz teslim olmalı demek ki ıhı.