29 Şubat 2016 Pazartesi

Senden Uzakta

Şarkının ilk halinden bu yana şarkıda büyük bir değişiklik olmadı aslında. Ama ilk yazılıp söylendiği andan bu yana hayatta çok şey değişti sanırım. Aha ilk hali:


Hollanda'dayım, 20 euroya aldığım ukulelem ve muhtemelen öğrendiğim ilk akorlar ile yaptığım şarkı. Birkaç gün önce -gerçekten- aldığım çilekler tatsız çıkmış, çulsuz olduğum için bu bana feci koymuş, nabayım lan derken reçel yapmaya karar vermişim. O esnada Ali'ye özlemim kabarmış, lan demişim, şu reçeli Ali'ye yapaymışım ne iyiymiş, mesela yarın kahvaltı etseymişiz ŞU VERANDADA (veranda önemli. benim için veranda ama sizin için balkon da olabilir).

Sofrada kendi yaptığım bir çilek reçeli olmasa da son durum şu:

aslında nilipek. (@aysegulnazcan) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Resmen balkon. Bir veranda değil.


Konumuz bu değil tabii ki. Konumuz şarkının yazıldıktan 3 yıl sonra gelen klibi.


Klibin tamamı LG V10 adlı güzide telefonla çekildi, ne kadar güzide olduğunu merak ediyorsanız, Youtube'dan izlerken ayarı 4kya çıkarabilir ve beyninizin gerçeklik algılarıyla oynayabilirsiniz. Klibin bir kısmını kendi kendimize Berlin'de çektik, Ali'ye, Batu'ya, Çaça'ya ve Oytun'a ne kadar teşekkür etsem az, dev sabır gösterdiler zira. İstanbul'daki sahneleri de cağnım Profabrika ile birlikte planlayıp çektik, Kıvanç ile Osman az nazımı çekmediler.

Sonuç olarak şöyle şebek bi şey oldu:


25 Şubat 2016 Perşembe

Marttı nisandı



(Gereksiz bilgi: bu sefer şu çizdiğimin benim için çok önemi var.)

16 Şubat 2016 Salı

Statues

Bu arayüze bakmayalı o kadar uzun zaman olmuş ki, sanırım biraz korkuyorum. Yani yeni word dosyası beni bu kadar korkutmuyor, bunun da korkutmaması lazım mantıken. Ama insan işte uzak kaldığı şeyleri unutuyor, tekrar yapabileceğinden emin olamıyor.

Sonra da diyor ki "ulan sanki yıllar sonra tekrar beyin ameliyatı yapacak mal".

Neyse, sonuç olarak: Merhaba, naber? Güncelleme yapmak istemiyorum, onun yerine bir şeyler anlatmaya çalışacak ve araya da dün banyolattığım fotoları serpiştireceğim, yardımcı olması için. Nasılsa kimse okumuyor rahatlığındayım, okuyorsanız söyleyin ki bu kadar rahat davranmayayım.


(Ilford Sportsman ile çekildi, Paris)

1- Biraz yorgun ve bezginim. Nedenini tam olarak sezemiyorum, ama sanırım bağlantıyı aylardır dolapta bekleyen filmleri dün banyo ettirmem ve banyo ettirirken hangi makinadan çıktıklarını bile bilmememle kurabilirim. Çeşitli yorgunlukları, zamansızlıkları, tercihleri bahane ederek yapmadığım her şey, özellikle eskiden yapıp da şimdi yapmadığım her küçük zımbırtı beni biraz daha bezgin bir hale getiriyor. İnsanın durdukça durası geliyor, durdukça hareketsizleşiyor, hareketsiz geçirdiği her günün sonunda tekrar hareket etmesi daha zorlaşıyor.

(Holga ile çekildi, ama neresi hatırlamıyorum)

Bu tehlikeli bir şey. Sonra nerede, neden çektiğinizi hatırlamadığınız, ancak şimdi yeni anlamlar yükleyebildiğiniz fotoğraflarla baş başa kalıyor, fotoğraf özelliklerinden hangi makina olduğunu, nerede olduğunuzu tahmin etmeye çalışıyorsunuz. Bu kötü bir şey değil, belli koşullarda eğlenceli bile olabilir, ama dediğim gibi, hissettiğim yorgunluk/bezginlikle ilgisi var sanırım.

(Holga ile çekildi, Gebze)

Yani aslında yorgun değilim. Güçsüz hissediyorum, bunu da galiba yorgunlukla karıştırıyorum.


2- Geçen gün Şakarer bana üç yıl öncesinden, Amsterdam'da kanalların donduğu, bizim de kanalların üzerinde yürüdüğümüz günden bir fotoğraf gönderdi. Facebook sağolsun, "2 yıl önce bugün ne olduydu" diye sormamıza gerek kalmadan çat diye yapıştırıyor nostaljiyi.

(Ilford Sportsman ile çekildi, Paris)

Ona da söyledim, genel hayatımda en mutsuz olduğum dönemlerden biriydi, ve saçma salak bir şekilde özlüyorum. Çok özlüyorum. Paris fotoğraflarına bakarken de orada ne kadar keyifsiz ve yalnız hissettiğimi hatırladım, ama saçma bir şekilde onu da özledim. MANYAK MIYIM LAN BEN.

(Ilford Sportsman ile çekildi, Paris)

Özlediğim aslında ufak tefek detaylar, ve belli bir rutin. Belki biraz da "şimdi gitsem farklı olurdu" hissiyatı-ki bu da dev yalan. Hiçbir şey farklı olmazdı, aynı asosyallikle hayatıma devam eder, belki biraz daha fazla gezer, bazı şeyleri biraz daha az kafama takardım. Ama o kadar. Ki insan hiçbir zaman olayın içindeyken, biraz uzaktan baktığında olduğu kadar soğukkanlı ve mantıklı olamıyor. Ben de olamıyorum.

(Ilford Sportsman ile çekildi, Meryem Ana Kilisesi, Efes)

3- Belli duygulara karşı bağımlılığım var ve bunu artık kabul edebiliyorum sanırım. Alkolüm yog, sigaram yog, bu da oluversin diyemiyorum. Onun yerine küfrediyorum. Kabul ederek küfrediyorum.

(Ilford Sportsman ile çekildi, Çeşme)

4- Moloko'nun Statues albümü 2003'te çıkmış. Björk'ü, Radiohead'i ilk kez dinleyeli 15, The Who'nun Quadrophenia albümünü ilk kez dinleyeli 9 yıl olmuş. Dunia konserinin üzerinden 2 sene geçmiş, 60m2 konserinin üzerinden 3. Bu sayılar da dursun burada.

(Holga ile çekildi, ama neresi hatırlamıyorum)