17 Mayıs 2016 Salı

Hatırlatmalar (mamiya msx500)

Aha bunu yapmanın mevsimi geldi. Gelmediyse de gelsin artık.


Yaş ilerledikçe mi artıyor bilmiyorum, böyle yerlerde yaşamak istiyorum. Ama bir yandan eskiden olsa rahatsız etmeyecek şeyleri dert ediyorum.


Sonra en fazla bu oluyor. Bu da ok. Buna da şükür.

İMÇ'nin arkasında böyle bir yer var, şu yıkık dökük binanın 'avlusu' ya da 'bahçesi' hurda dolu. Kalorifer petekleri, çalışmayan beyaz eşyalar, metal levhalar, plastik bidonlar... Ve ben buraya bakarken mutlu oluyorum. Ne kadar çöpçü bir insan olduğumu, şu malzemeleri izlerken mutlu olunca fark ettim. İstiyorum ki hepsi benim olsun, iş olarak onların üzerine bir şeyler çizeyim, onları onarayım, boyayayım, güzelleştireyim, kırayım... Orada yaşayayım ben.


Albümü çıkarmamızla birlikte dağıtımımızı üstlenmiş olan Çınar Müzik battı iyi mi. En son gittiğimde kolileri çıkarıyorlardı dükkandan. Ne hissetsem bilemedim. İMÇ baya depresif bir yer.

Mesela mobilyalar böyle.

Turistti bu. Fark ettirdim mi acaba bilmiyorum ama nedense Ozan'a benzettim bu halini.

Ozan demişken, naber Ozan? Bu konuda yazacağım çok şey var. Ama özetle: şu anda birbirimizi az çok anlayabildiğimiz için mutluyum. Bi de whatsappta bold, italik kullanmayı öğrendim, bugün çok darlamadım ama çok fena ekşiycem onları kullanma konusunda.

Çaktırmıyor ama bu adamın çok güzel şarkıları var.

İlk fotoğraf çekimi lan. Hey gidi. Neredeyse bir buçuk senedir duruyormuş film makinada.

Fotoğraf çekmeyi unutmamam lazım. Unuttuğum sürece yanımda makina taşımamın çok bir anlamı yok.

Şehirdışı konserlerinin dönüşleri zor oluyor, ama seviyorum. Yolda olmak güzel bir hal.


Müzikle aramı tam düzeltebilsem mükemmel olacak. Çözmek için ilk adımı şuradaki balıklardan birini dövme yaptırarak attım. Sonra bir arkadaşım 'Neden koluna ablak bir balık yaptırdın?' diye sordu. Ben de 'ÇÜNKÜ BEN ABLAK BİR BALIĞIM' dedim. Yalan değil.

Zira 'bu bir uçurtmanın kaçışı, belki de NANAY'

Hiç yorum yok: