5 Ağustos 2014 Salı

Sofa dediğin bildiğin üçlü koltuk

Fotoğrafta Can eksik ama işin içinde karpuz dilimleri olunca bütün mutsuzluğumuz uçmuş tabii...

Üzerinden oldukça zaman geçmiş (yine); 21 Haziran'da, yani yaklaşık bir buçuk ay önce Sofar bünyesinde Levent'te bir evi işgal ettik. Sofar'ın açılımı "songs from a room" sanırım, ama ben hep "Sofa'da izlenen konser" olarak açmayı uygun görüyorum (ve evet, sinsi sinsi eğleniyorum bu konfora dayalı tanımlamayla).

Sofar'ı uluslararası, ticari olmayan bir müzik organizasyonu olarak tanımlayabiliriz sanırım. Müzisyen adamın en büyük ikilemlerinde biri olan "çok seyirci mi yoksa sessiz seyirci mi" sorusuna verilen adeta tokat gibi, böyle haşin gibi, ama sakin gibi bir cevap. Zira, özellikle belirli yerler dışında konser veremediğiniz bir müziğiniz ve tanınırlığınız varsa, ne yazık ki o ortamlarda sahnenin önünde bağırarak konuşan insanlara denk gelebiliyorsunuz.

Hah işte Sofar da ne yapıyor, bizim Emir Bey kardeşimizin de yıllar önce yaptığı gibi, bu sorunu konserleri evlerin oturma odalarında yaparak çözüyor. Bu konserler kayıt altına alınıyor, müzik olarak Açık Radyo'da, video olarak ise Sofar'ın uluslararası youtube kanalında yayınlanıyor.


Haliyle biz de dahil olunca çok mutlu olduk, ve abartmıyorum, o gün en keyifli konserlerimizden birini verdik. O kadar keyiflenip gaza geldik ki, normalde hazırladığımız üç şarkının sonuna hiç hazırlanmamış olduğumuz Hamur İşleri ve Şeytan'ı da ekledik. Neden? Çünkü çabuk gaza geliyoruz. Evet.



O gün Allen Hulsey ve Öfkeli Kalabalık da bizden önce sahne aldılar. Birazcık popo uyuştursa da güzel bir şey Sofar dediğimiz. Aşağıda da Sofar'dan gelen bir Sabah performansı var, hadi yine iyisiniz ağalar.




Not: Fotoğrafların tamamı Sofar Sounds İstanbul'un facebook sayfasından alınmıştır.

Hiç yorum yok: